Anton Çehov Hikayeleri; “Korkunç Bir Gece”

Anton Çehov Hikayeleri; “Korkunç Bir Gece”

İvan Petroviç Panihidin sarardı, lambanın fitilini kıstı, heyecanlı bir sesle anlatmaya başladı:

– 1883 yılı Noel gecesi, şimdi rahmetli olan bir arkadaşımın evinde geç vakte kadar ruh çağırma oturumuna katıldıktan sonra eve dönüyordum. Koyu mu koyu, göz gözü görmez bir karanlık vardı. Sokak fenerleri yanmadığı için önümü seçemiyor, neredeyse el yordamıyla yolumu buluyordum. Moskova’nın gömütlüklerinin bulunduğu mahallede, yani Arbat semtinin dip köşesinde Trupov adlı memur arkadaşımın yanında kalıyordum… Kafamın içi ağır, karmakarışık düşüncelerle doluydu. (daha&helliip;)

0 Yorum

Gizemli Hikayeler; “Mumya ile Sohbet”

Gizemli Hikayeler; “Mumya ile Sohbet”

Hikaye Oku; Önceki akşam katıldığım içkili toplantı sinirlerime bir parça ağır gelmişti. Başım fena halde ağrıyor, uykusuzluk çekiyordum. Bu nedenle de önceden niyetlendiğim şekilde gece dışarı çıkmaktansa, bir şeyler atıştırdıktan sonra erken saatte yatmanın daha iyi olacağını düşünmüştüm.

Elbette ki hafif bir yemek yiyecektim. Gal tavşanına bayılırım. Bir oturuşta yarım kilodan fazla yemek pek önerilmez. Bir kiloya ciddi bir itiraz geldiği ise pek görülmemiştir. Aslına bakılırsa iki ile üç arasında yalnızca bir birimlik fark var. (daha&helliip;)

0 Yorum

Guy de Maupassant Hikayelerinden; “Sicim”

Guy de Maupassant Hikayelerinden; “Sicim”

Hikaye Oku; Harry Alis’e; Köylülerle karıları, Goderville’in çevresindeki bütün yollardan kasabaya doğru geliyorlardı. Çünkü pazar vardı. Erkekler yorucu işlerle, sol omzu kaldırtıp beli çarpıtan saban tutmayla, duruş sağlam olsun diye dizleri birbirinden ayırtan buğday biçmeyle, köyün bütün ağır aksak ve yorucu işleriyle biçimlerini yitirmiş, uzun ve eğri bacaklarının her deviriminde bütün vücutları öne düşerek, rahat rahat ilerliyorlardı. Kolalanmış, cilalı gibi parlamış, yakalarına ve kollarına beyaz iplikten birer küçük resim işlenmiş, kemikli bedenleri üzerinde (daha&helliip;)

0 Yorum

Sait Faik Hikayeleri; “Havuz Başı”

Sait Faik Hikayeleri; “Havuz Başı”

Hikaye Oku; Beyazıt havuzunun kenarındaki kanepelerden birine oturmuş, sizi bekliyorum. Yaşını almış bir adamın yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşamış ne demektir, diye düşünüyorum: Belki bir, geç olma hadisesi. Belki de bir çeşit hazları, kederleri, çocuklukları uzatma temayülü. Ama bu uzayan yaz, kışın gelmeyeceğine alâmet değil. Kış müthiş olacak, kar yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek… Sizi bekliyorum. Sizi göreceğim; içimde bir şey koşacak. Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup dalacağım istediğim âleme. Dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. Sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri arasında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım. Herkes geçti, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu. Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi, bilmem. (daha&helliip;)

0 Yorum

Seyahatnameden Hikayeler; “Cebe Ali Hazretleri”

Seyahatnameden Hikayeler; "Cebe Ali Hazretleri" Mısırlı Sultan Kalavun’un şeyhi olan ve İstanbul’un fethinde bulunmak için Bursa’ya kadar gelip, Zeyneddin Hafi’nin müritliğine geçen Cebe Ali Hazretleri Cibali kapısına sığınmıştır. Bu kapıya da yine Cebe Ali’den bozma olarak Cibali kapısı denilmiştir. At çulundan bir cebe (Hırka) giydiği için Cebe Ali unvanını alan bu kişi, orduda ekmekçi başı…

0 Yorum

Mesnevi’den Seçme Hikayeler, “Define”

Mesnevi’den Seçme Hikayeler, “Define”

Hikaye Oku; Aç tavuk düşünde kendisini darı ambarında görürmüş sözündeki gibi, bizim yoksula da düşünde bir müjdeci göründü:

“Ey hayatı yoksulluklar içinde geçmiş olan! Kalk, komşun olan kâğıtçıda, şu şekilde, şu renkte bir kâğıt var, onu bul ve kimsenin olmadığı yere giderek orada oku. Kimseye gösterme. O bir define kâğıdıdır. İş yayılır, ortalara düşerse bile üzülme. Senden başka kimsecikler bir arpa tanesi bile alamaz ondan. Elde etmen uzarsa sakın umutsuzluğa düşme. Her an, ‘Allah’tan umut kesmeyin’ ayetini hatırla.” (daha&helliip;)

0 Yorum

Anton Çehov’dan Hikayeler, “Yaşlılık”

Anton Çehov’dan Hikayeler, “Yaşlılık”

Mimar Uzelkov, mezarlık kilisesinde yapılacak bazı onarımlar için doğduğu kente gelmişti. Burada doğmuş, okumuş, büyümüş, evlenmişti; ama trenden inip evlere bakınca kenti tanıyamadı… Değişmeyen bir şey yok gibiydi. Bu kentten ayrılıp Petersburg’a yerleştiği on sekiz yıl önce, şimdi garın bulunduğu yerde çocuklar geleni avlarlardı. Ana caddeye çıkılan yerde “Viyana Oteli” yükselmekteydi, oysa eskiden burada çirkin bir tahta çit uzayıp giderdi. Ama ne duvarlar, ne evler, ne de sokak görüntüleri insanlar kadar değişikliğe uğramıştı. Oteldeki görevliyi sorguya çeken Uzelkov, anımsayabildiği insanlardan yarısının ya (daha&helliip;)

0 Yorum

Deyim Hikayeleri; “Çıkar Ağzındaki Baklayı”

Deyim Hikayeleri; “Çıkar Ağzındaki Baklayı”

Atasözü ve Deyim Hikayeleri, “Çıkar ağzındaki Baklayı” Deyimi; Zamanında çok küfürbaz bir adam yaşarmış. Sonunda kendine yakıştırılan küfürbazlık ününe dayanamaz duruma gelmiş. Soluğu bir bilgenin yanında almış, ondan akıl danışmış. Her kızdığım konu karşısında küfretmek huyumdan kurtulmak istiyorum demiş. Adamın içtenliğini görünce bilge ona yardımcı olmaya karar vermiş. Bakkaldan bir avuç bakla tanesi getirtmiş ve bunları ‘küfürbazlık’tan kurtulmak isteyen adamın avucunun içine koydu. (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye; Ne, Neden, Nasıl, Neye Göre 3. Bölüm

Hikaye; Ne, Neden, Nasıl, Neye Göre 3. Bölüm

Hikaye Oku; Kendime geldiğimde o yapının içindeydim nasıl geldim kim getirdi bilmiyordum, dışardan şeffafımsı görünen yapının içi tam bir cümbüştü sanki farklı bir mekan gibi, oda yok sadece büyük ama çok büyük kapalı mekan ama gökyüzünün rengi kahverengi toprak gibi, toprağının rengi mavi gökyüzü gibi, nebatın rengi karışık her renk var tam anlamıyla büyük bir zıtlık görüyordum ama işlevleri aynıydı, hepsi kendi yaradılış amacını yerine getiriyordu. (daha&helliip;)

0 Yorum

Seyahatnameden Hikayeler; “Nalıncı Memi Dede”

Seyahatnameden Hikayeler; "Nalıncı Memi Dede" Hikaye Oku; Nalıncı Memi Dede, Bergamalıdır. Unkapanı Araplar Camii karşısında bir dükkanda nalıncılık yapar. Ölümünden sonra da bu dükkan, nalıncılık işinden başka bir iş kullanılamaz. Abdi Çelebi, hayatında eline keser almadığı halde bu dükkana girince nasıl olduğunu anlayamadan usta bir nalıncı oluvermiştir. O tarihte Unkapanı’nda büyük bir yangın çıkar. Binalar…

0 Yorum

Deyim Hikayeleri; “Saman Altından Su Yürütmek”

Deyim Hikayeleri; “Saman Altından Su Yürütmek”

Vaktiyle köyün birinde ahalinin tarlaları ve meyve sebze bahçelerini suladığı bir su kaynağı varmış. Bu kaynak köyün ortak malıymış. Civarda başkaca su kaynağı olmadığından bütün köylü arazisini bu kaynaktan nöbetleşe sıra ile sularmış. Kimin ne vakit, ne kadar su kullanacağı belliymiş ve herkes kendi sırasını takip eder, komşularının hakkına da saygı gösterirmiş. (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye; Ne, Neden, Nasıl, Neye Göre 2. Bölüm

Hikaye; Ne, Neden, Nasıl, Neye Göre 2. Bölüm

Hikaye Oku; Uyandığımda bir hayli zaman geçmiş olduğunu fark ettim fenerimin lambası baya zayıflamış ve pillerinin bitmek üzere olduğunu fark ettim, birde fark ettiğim bir şey vardı uyumadan önce, mağara dardı ve sıkışmıştım ama şimdi öyle miydi kocaman geniş ve ferah bir yerde uyandım ortam karanlık ama tan zamanı güneşin ışıkları yeni yeni aydınlatır ya doğduğu zaman,  işte öyle bir tatlı karanlık vardı, etrafımı az çok fark ediyordum. (daha&helliip;)

0 Yorum

 Anton Çehov Hikayelerinden; “Besleme”

 Anton Çehov Hikayelerinden; “Besleme”

Gece yarısı. On üç yaşındaki besleme Varka, beşiği sallarken bir yandan da uykulu bir ninni tutturmuş, mırıldanıyordu:

Uyusun da büyüsün, ninnii, Tıpış tıpış yürüsün, ninnii…

Meryem Ana tasvirinin önünde küçük, yeşil bir lâmba yanıyor. Odanın bir başından öteki başına gerili ipte, kurumaları için kundak bezleri, iri, kara pantolonlar asılı. Lâmbanın ışığı, tavanda geniş, yeşil bir yuvarlak çizmiş, kundakların, pantolonların uzun gölgeleri sobanın, beşiğin, Varka’nın üstüne düşmüş… Lâmbanın ışığı titreştiğinde tavandaki yuvarlak ile gölgeler canlanıyor, rüzgârdanmış gibi dalgalanıyorlar. Boğucu bir hava var içeride. Koyu bir lahana çorbası ve kösele kokusu sarmış her yanı. (daha&helliip;)

0 Yorum

İçeriğin sonu

Yüklenecek başka sayfa yok