Destansı Kahramanlık Hikayeleri

Şehit Mektupları

Şehit Mektupları

“Evlattan Şehit Babaya Mektup”

‘Mücahide’:

Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba.. Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.

Bugün benim doğum günüm. Şimdi sekiz yaşımdayım. Büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba. Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba… Karlı bir kış günüydü. Seni bir tabutun içine koymuşlardı. Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın. Çağırdım defalarca seslendim sana, cevap vermedin küstüm sonra. Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken ”oooyyy ciğerim yanıyor” diyordu.

İnsanın ciğeri nasıl yanar baba? (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye: “İki Lalenin Hikayesi” 

Hikaye: “İki Lalenin Hikayesi” 

Seferberliğin ilanından sonra İzmir’den ikimiz de aynı vapurla geldik. Lise sıralarında ve hukuk eğitimi esnasında bizi birbirimizden ayıramayan talih, yedek subay adayı sıfatıyla Harp Okulu’na da ikimizi aynı günde ve beraber götürüyordu. Lise gençliğinden beri devam eden bu arkadaşlık hayatı birkaç ay sonra ikiye bölündü. Beni İstanbul’daki görevime geri verdiler, o subay üniformasıyla bir takımın başına geçerek Çanakkale’ye gitti. (daha&helliip;)

0 Yorum

Bir Çanakkale Hikayesi; “Yüzlük Kaime”

Bir Çanakkale Hikayesi; “Yüzlük Kaime”

Asteğmen Mehmet Muzaffer, diğer cephelere asker ve malzeme sevkinde kullanılan araçların lastik ihtiyacını temin için karargah tarafından İstanbul’a gönderilir.

Komutanlarının emri üzerine lastik almak üzere İstanbul’a gelen Mehmet Muzaffer, aradığı lastikleri Karaköy’de Yahudi bir tüccarda bulur. O yıllarda İstanbul’da otomobil ve kamyon nadir rastlanan vasıtalardır ve lastikleri ise yok denecek kadar azdır. Yahudi tüccarla anlaşan Muzaffer, lastikler için ödenecek parayı almak üzere  Erkan-ı Harbiye’ye gider. (daha&helliip;)

0 Yorum

Bir Çanakkale Hikayesi Gerçek Hikaye

Bir Çanakkale Hikayesi Gerçek Hikaye

MUHTEŞEM BİR ÇANAKKALE HATIRASI

“CEVDET DEDE”  “BABAN GELİRSE BENİ HEMEN ÇAĞIR HA..!”

Balıkesir’de Ali Sururi İlkokulu karşısındaki boşlukta, eski ayakkabı tamircisi, kır, pala bıyıklı bir ihtiyar olan Cevdet (Alkalp) dede vardı. Bir akşamüstü konu Çanakkale’ye gelince ağlamaya başladı. Ve devam etti…: (daha&helliip;)

0 Yorum

Çanakkale Savaşı Hikayeleri

Çanakkale Savaşı Hikayeleri

Nezahat Onbaşı’nın  Hikayesi

Milli Mücadele`nin ilk madalyası 9 yaşında cephelerde savaşan Nezahet Onbaşı`ya layık görüldü. Ama o madalyayı hiçbir zaman alamadı. 

Nene Hatun, Halide Edip, Erzurumlu Kara Fatma, Adile Onbaşı, Kara Ayşe ve daha nicesi… Onlar İstiklal Harbi`nin sembol kadınlarıydı. O listede adı çok anılmayan; ama daha küçük bir kız çocuğu iken cephelerde at süren, çarpışan bir de Nezahet Onbaşı vardı. 
(daha&helliip;)

0 Yorum

Çanakkale Savaşı Hikayeleri; “ŞEMSİ NENE”

Çanakkale Savaşı Hikayeleri; “ŞEMSİ NENE”

1954 yılında Sındırgı’dan Balıkesir’e geldik. Babam memurdu. Alt katta ev sahibi yaşlı bir kadının oturduğu iki katlı bir evin üst katını kiraladık. Ev sahibine Şemsi Nene diyorduk. Yani ismi Güneş idi. Evlendiğinde 16 yaşında imiş. Evlendikten üç gün sonra kocası gönüllü ihtiyat zabiti yani yedek subay olarak Çanakkale’ye gitmiş. (daha&helliip;)

0 Yorum

Çanakkale Hikayeleri; “İvrindili Ali Çavuş”

Çanakkale Hikayeleri; “İvrindili Ali Çavuş”

İvrindili Ali Çavuş aslen Kastamonu Cide’lidir. Babası  Balkan Harbi’nde askere alınmış, sonra tehiz edilmeden Çanakkale’ye gönderilmişti. Harbin başlamasından kısa bir süre sonra Ali Çavuş da askere alınır. 17 yaşındadır. Önce İstanbul’a getirilirler. Kısa bir beklemeden sonra cepheye sevk edilirler. (daha&helliip;)

0 Yorum

Cüneyd Suavi Hikayeleri; Çanakkale Gazisi Zeynel Eniştem

Cüneyd Suavi Hikayeleri; Çanakkale Gazisi Zeynel Eniştem

Sekiz-on yaşlarındayken, çok merak ettiğim için anneme sordum:

“Anne! Zeynel Eniştem neden yürüyemiyor?”

“O gazi yavrum. Çanakkale Gazisi. Yani orada savaşmış, orada yaralanmış.”

“Yaralanmış mı?”

“Yanında bomba patlamış. Ve yedi şarapnel parçası vücuduna saplanmış. O parçalardan altısı, zor bir ameliyatla çıkartılmış. Fakat yedinci parça, o günün imkânlarıyla bulunamamış. (daha&helliip;)

0 Yorum

Elion Cammbell’in Hatıra Defterinden

 Elion Cammbell’in  Hatıra Defterinden

Avustralyalı Elion Cammbell‘in  hatıra defterinden alınan bir gerçekte şöyle;

 “Ateşkes sırasında Türkler şehitlerini gömüyorlardı. Arkadaşlarımızdan birkaç kişi gönüllü olarak onlara yardım etmek istedi ve bu korkunç görevde dost ve düşman iş birliği yaptılar…” İşte bu sırada yapılan konuşmalarda açlığını hissettiren bir Mehmetçiğe, bir Avustralyalı asker sığır eti ve bisküvi getirir.  Mehmetçik bu hareket karşısında hislendi. Sonunda görev tamamlanmıştı. Her iki tarafın da askerleri siperlerine çekilmiş bekliyorlardı. Vurulan silah arkadaşlarına son vedalaşma bitmişti. (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye Sitemize Arama Yaparak Ulaşabilmek İçin

Hikaye Sitemize Arama Yaparak Ulaşabilmek İçin

https://degarado.com/ hikaye okuma sitemizin kaliteli hikayelerine ulaşmak için hikaye araması yaparak ulaşabilirsiniz. Hikaye araması yaparken aşağıda verilen bazı hikaye etiketlerini kullanabilirsiniz. Bu hikaye arama etiketleri ile sitemizde bulunan en güzel hikayelere kolayca ulaşabilirsiniz.

Bazı hikaye etiketleri,

hikaye, hikaye oku, hikaye yaz, hikaye okumak, hikayeler, hikayelerimiz, hikayelerimizden, hikaye arşivleri, hikaye içerikleri, öykü, öykü oku, öykü arşivleri, öykü içerikleri, masal, masal oku, masal okumak, masal yaz, masal arşivleri, masal içerikleri, ahlaki hikayeler, düşündürücü hikayeler, en güzel hikayeler, (daha&helliip;)

0 Yorum

Ömer Seyfettin Hikayeleri: “Başını Vermeyen Şehit” 

Ömer Seyfettin Hikayeleri:

“Başını Vermeyen Şehit” 

Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasından çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken sanki gizli bir kara haber götürüyorlarmış gibi, acı acı bağırıyorlardı. (daha&helliip;)

0 Yorum

Bir Çanakkale Sargı Yeri Hikayesi‏

Bir Çanakkale Sargı Yeri Hikayesi‏

Kocadere köyünde büyük bir sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı, kimi Bosnalı, kimi Adıyamanlı, kimi Gürünlü, kimi Halepli çok sayıda yaralı getiriliyor…

Bunlardan biri Lapseki’in Beybaş Köyü’dendir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir. Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır. Nefes alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından. (daha&helliip;)

0 Yorum

Çanakkale Türküsünün Hikayesi

Çanakkale Türküsünün Hikayesi

Çanakkale türküsünün hikayesi bir mektuptan kaynak almaktadır. Bu mektuptan Emrullah Nutku’nun “Çanakkale Şanlı Tarihine Bir Bakış” adlı kitabında bahsedilmektedir. Mektubun sahibi, kitabın yazarı Emrullah Nutku’nun kardeşi Seyfullah’tır. 1903 yılında doğan Seyfullah savaştan önceki dönemde Çanakkale Sultanisi adı verilen o dönemin lisesinde 1. sınıf öğrencisidir. Seyfullah’ın mektubu üzerinde 29 Eylül 1914 tarihi bulunmaktadır ve Çanakkale’den gönderdiği mektupta annesine seslenir. (daha&helliip;)

0 Yorum

İçeriğin sonu

Yüklenecek başka sayfa yok