Hikaye: Çocuklar Evden Gidince

Hikaye: Çocuklar Evden Gidince

Çocuklar bir gün evden giderler…

Bir şekilde, bir nedenle, öyle gerektiği için, öyle olduğu için giderler…

Gözlerinde hayata karşı bir heves, omuzlarında ince bir ağırlık, ellerinde uçarı bir telaş.

Kapıyı çekip giderler…

Çocuklar evden gidince, ev de sizden gider biraz. (daha&helliip;)

0 Yorum

 Bir Hikaye Oku; “Tutku”

Bir Hikaye Oku; “Tutku” Hikaye; Sağ ayağım izmaritin yanına gelince durdum. Yanıma yöreme baktım. Halkçıların kahvesi önünde Sabri Kâhya ile Yakacı oturmuş konuşuyorlar. Gözleri pek fark etmez. Mayıs sıcağı. Köyde sanki kimseler kalmamış. Millet pamuk çapasında. En tuhafı çocukların olmayışı. Ne çok çocuk vardır bu köyde! Ardıma düşerler, ‘Karabiberim’ havasına uydurup hep bir ağızdan ‘Osman…

0 Yorum

Casus Hikayeleri; “2 Yüzlü Kedi”

Casus Hikayeleri; “2 Yüzlü Kedi”

Kedi yanında kadın muhafızı Valeria ile, Mayfair Oteli’nin Châteaubriand lokantasına gitmişti. Karşı karşıya yemek yerlerken birden bire sapsarı kesildi. Aniden sancılanmış gibi karnını ovuşturmaya başladı. Sonra elleriyle yüzünü kapadı.

– Hastalandım Valeria… derhal lokantadan çıkalım… diye mırıldandı. (daha&helliip;)

0 Yorum

Aşk Hikayeleri; “Yarım Kalan Aşk”

Aşk Hikayeleri; “Yarım Kalan Aşk”

Hikaye Oku, Aşk Hikayesi Oku;

Rasim, bir akşam okuldan döndüğü vakit, kendi ismine gelmiş bir zarf buldu. İçinde çiçekli bir kâğıt üstüne, şu satırlar yazılıydı:

“Rasim Bey, ben sizi uzaktan uzağa seven bir genç kızım. Çok güzel olduğumu korkmadan söyleyebilirim. Dünyadaki en büyük emelim sizin tarafınızdan sevilmek ve sizin karınız olmaktır. Fakat yaşlarımız çok küçük olduğu için zannederim ki birkaç sene beklemek gerekecek. Şimdilik kendimi size tanıtmayacağım. (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye Oku; “Bıldırcın”

Hikaye Oku; “Bıldırcın”

Hikaye Oku; Şimdi size anlatacağım olay başımdan geçtiği zaman on ya­şında kadar vardım.

Olay yazın geçmişti. O zaman Rusya’nın güneyinde bir çift­likte oturuyorduk. Çiftliğin çevresinde birkaç fersah ötelere ka­dar bozkırlar uzayıp gidiyordu. Yakınlarda ne bir orman, ne de bir dere vardı. Pek derin olmayan, fundalıklarla kaplı sel yatak­ları, dümdüz bozkırı yeşil yılanlar gibi kesiyordu. Bu sel yatak­larının dibinde küçük derecikler sızıyordu. Ötede beride en sarp tepelerde gözyaşı kadar berrak sularıyla kaynaklar görü­nüyordu. Çiğnenmiş keçi yolları oraya gidiyor, suyun önünde­ki cıvık çamurda kuşlarla öteki küçük hayvancıkların ayak izle­ri birbirini kesiyordu. İyi su, insanlar kadar onlara da lazımdı. (daha&helliip;)

0 Yorum

Dehşet Hikayeleri; “Bekçinin Öyküsü”

Dehşet Hikayeleri; “Bekçinin Öyküsü”

Bekçi öyküsünü bitiremedi. Fakat gerek yok buna. Son saatlerini kendi eliyle yazmış olsaydı bile başından geçenleri belleğimde şimdi olduğundan daha iyi canlandıramazdım.

Deniz kıyısındaki küçük evime bir bekçi bulmak için gazeteye ilan verdiğimde çok yakın bir dostumdan bu konuda aldığım bir mektup beni çok sevindirdi. Onun salık verdiği bir kimse benim için güvenilir biri demekti. (daha&helliip;)

0 Yorum

Bilgelik Hikayeleri

Bilgelik Hikayeleri

“Renklerin Ustasından Hayat Dersi”

Renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış.

Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını, halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmesini istemiş. (daha&helliip;)

0 Yorum

Aşk Hikayeleri

Aşk Hikayeleri

“Dilfeza’nın Yasak Aşkı”

1795 senesinin kışı İstanbul’u kasıp kavurmaktadır. İstanbul’a Belgrad Ormanlarından taşınan ağaç ve odunlar bile karaborsaya düşmüştür. Odunun çekisi “2” paraya kadar çıkmıştır.

Bir bakıma dünya imparatorluğunun merkezi olan Topkapı Sarayı’nda, o zamanlar Haremi ve hizmetkârları, Bostancıları ve Enderun’u ile aşağı yukarı dört bin can yaşamaktadır. (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye Oku; Mahşerin Üç Atlısı

Hikaye Oku; Mahşerin Üç Atlısı

Hikaye

Bay Pond’un, beylik kibarlığı ve çelebiliğine karşın bende uyandırdığı bazen ürkütücü olabilen garip etki, sanırım, kimi çocukluk anılarımla ve adının yaptığı belli belirsiz çağrışımla ilgiliydi. Babamın eski bir dostu olan bu adam bir devlet memuruydu; anlaşılan, benim çocuk hayal gücüm her nasılsa Bay Pond’un adını bahçedeki havuzla karıştırıyordu. Şimdi düşünüyorum da, (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye: “Son Ders”

Hikaye: “Son Ders”

Bir profösörün mezun edeceği talebelerine verdiği son ders:

Bilgisayar Mühendisi Arkadaş, İnşallah iyi bir donanımcı veya iyi bir yazılımcı veya iyi bir networkçü veya iyi bir sistem yöneticisi olacaksın. Yalnız şu mühim meseleleri sakın aklından çıkarma;

Bu kainatın öyle bir donanımcısı vardır ki, bütün mevcudâtı ve içinde yeryüzünü create etmiş, güneşi bir powersource, ayı bir system clock yapmış. O power sourceʹdur ki kesintiye uğramaz ve o system clocktur ki şaşmaz ve şaşırmaz, o donanımcının ilminin ve sanatının nihayetsizliğini gösterir. (daha&helliip;)

0 Yorum

Korku Hikayesi

Korku Hikayesi

Maymunun Pençesi

  1. Kısım

Dışarıda gece ıslak ve soğuktu, ama Laburnum Villasının küçük oturma odasında kalın perdeler çekilmişti ve ateş parıldayarak yanıyordu. Baba ve oğul satrancın başındaydılar,- oyunun cesur girişimler gerektirdiğine inanan yaşlı adam şahını o denli ince ve gereksiz tehlikelere atıyordu ki, bu durum ateşin yanına oturmuş, uysalca örgü örmekte olan ak saçlı yaşlı hanımdan bile yorumlar gelmesine yol açıyordu. (daha&helliip;)

0 Yorum

Keloğlan Masalları

Keloğlan Masalları

Keloğlan ve Kuyudaki Dev

Keloğlan Masalları: Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde develer tellalken, pireler berberken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken; ülkenin birinde bir kasaba varmış. Bu kasabanın kenar mahallelerindeki bir kulübede, çok fakir bir keloğlan ile ihtiyar annesi yaşamakta imiş. Keloğlan çok akıllı ve becerikli olmasına rağmen çalışmaktan hoşlanmaz, tembel tembel evde oturmayı, ne buldu ise yiyip, içmeyi ve uyumayı severmiş. Tembel mi tembel, saçsız kafası ile de çok çirkin olduğu için herkes ona keloğlan dermiş. Keloğlanın ihtiyar annesi ise el çamaşırı yıkar, hem kendini, hem de tembel keloğlanı beslemeğe çalışır, zorluklar içinde geçinirlermiş. (daha&helliip;)

0 Yorum

İçeriğin sonu

Yüklenecek başka sayfa yok