Sait Faik Hikayeleri; Sokaktan Geçen Kadın
Hikaye: Soluk, güzel yüzlü bir kadındı. Sarı denecek kadar açık, berrak gözlerinin kenarlarında dost, arkadaş, ahbap bir ifade vardı. Her hoşuma giden yüze gözlerimi açarak bakarım. Gözlerimdeki bozukluğu doktora göstermiş değilim. Kadını geçtikten sonra bile düşünmeme sebep bana acır gibi bakması oldu. “Ah bu gözlerim,” dedim… Gözlerime daha bir takım ağır lâflar edeceğimi sanıyordum. Birdenbire kafamda başka düğmeler çevrildi. Başka ışıklar yandı. Gerilere doğru sürüklendiğimi hissettim. Hızla çevriliyor(d)um. Gençliğimin bir kısmını geçirdiğim bir kasaba gözümde canlanıverdi: (daha&helliip;)
Hikaye Oku: -Bir köy öğretmeninin notlarından-
İstasyondan kalkıp vilayet merkezine giden kamyon, iki saat kadar sarstıktan sonra, beni gideceğim köye ayrılan yolun başında bıraktı. İki adım bile atacak halim yoktu. Çantamı yanıma koyarak, kenarlarından otlar fırlayan bir taşın üstüne oturdum. Kafamdaki uğultuyu dinlemeye başladım. (daha&helliip;)
Şehit Anasından Oğluna Mektup Oğul; Sen giderken ardından baktım oğul. Seni gözledim, doğduğundan beri yaptığım gibi, seni izledim. Yüzüne çarparsa eğer yel, yüreğim ürperir oğul, ayağına taş değerse, bağrım yanar oğul! Kıyamazdım gülü ellemene, dikeni vardır diye. Canımdan can, kanımdan kan oğul ama bugün git oğul. Yoluna git. Şu İslam toprağını gavur alacaksa, ezanların sesi…
Elion Cammbell’in Hatıra Defterinden
Avustralyalı Elion Cammbell‘in hatıra defterinden alınan bir gerçekte şöyle;
“Ateşkes sırasında Türkler şehitlerini gömüyorlardı. Arkadaşlarımızdan birkaç kişi gönüllü olarak onlara yardım etmek istedi ve bu korkunç görevde dost ve düşman iş birliği yaptılar…” İşte bu sırada yapılan konuşmalarda açlığını hissettiren bir Mehmetçiğe, bir Avustralyalı asker sığır eti ve bisküvi getirir. Mehmetçik bu hareket karşısında hislendi. Sonunda görev tamamlanmıştı. Her iki tarafın da askerleri siperlerine çekilmiş bekliyorlardı. Vurulan silah arkadaşlarına son vedalaşma bitmişti. (daha&helliip;)
Gazali’den Hikayeler
Süleyman Aleyisselam’ın Üzüntüsü
Hikaye: Bir gün Süleyman aleyhisselâm’ın oğlu vefat etti. Süleyman aleyhisselâm bu sebeple çok üzüldü. Bunun üzerine iki melek kendisine geldi. Onun huzurunda hasım şeklinde diz çöktüler. Birisi dedi ki:
– Ben tohum ektim. Biçecek vaziyete geldiği zaman bu adam çiğneyip geçti. Ziraatımı ifsad etti. (daha&helliip;)
Guy de Maupassant’tan Seçme Hikayeler; Bir Ana Baba Katili
Hikaye Oku; Avukat, savunmasında deli olduğunu ileri sürmüştü. Bu garip cinayet başka nasıl açıklanabilirdi?
Bir sabah Chatou yakınlarında kamışlar arasında sarmaş dolaş iki ceset bulunmuştu. Kadın da, erkek de zengin, hemen hemen genç ve yörenin belli başlı kibarlarındandı. Daha geçen yıl evlenmişlerdi. Yani kadın üç yıldan fazla dul yaşamamıştı. (daha&helliip;)
Mesneviden Hikayeler; “Sultan Mahmud İle Eyaz”
Mesnevi Hikayeleri oku; Gazneli Mahmud bir gün ava çıkmıştı. Bir ceylanın peşine düşmüş, atı ile izliyordu. Yanındaki adamlarından ayrılmıştı. Uzakta birkaç Türkmen evi gördü, oraya geldi. Susamıştı; evlerden birinden su istedi. Karşısına genç Türkmen olan Eyaz çıktı. Sultan Mahmud’un kılığından ve halinden padişah olduğunu anladı; onu saygıyla selamladı: (daha&helliip;)
Hikaye Oku; Edebiyatımızın önemli öykü yazarlarından Sait Faik’in öykülerinden biri olan Sinağrit Baba, kurgusuyla, şiirsel anlatımıyla, verdiği mesajlarla mutlaka üzerinde düşünülerek okunması gereken edebiyat tarihimizin en güzel örneklerinden biridir. (daha&helliip;)
Ömer Seyfettin Hikayeleri: “Teke Tek”
Eski Kahramanlar
“…Türkler az söyler, çok yaparlar.”
Maktul İbrahim Paşa
Bosna Beyiyle Semendire Beyinin askerleri işte kaç haftadır “Yayçe”‘yi sarmışlar, kumandanlarının gelmesini bekliyorlardı. Dinmez yağmurların, çılgın fırtınaların döve döve yosunlattığı tekir duvarlı büyük kale kuvvetine emindi. Ne kapısında, ne bedenlerinde kimse görünmüyordu. Burçlarında sallanan bayraklar olmasa bomboş bir kaya yığını sanılacaktı. (daha&helliip;)
Hikaye; “Aklım Arkada Kalacak “
Hikaye Oku; Evimiz sokağın alt başında. Yatıp kalktığım odanın penceresinden bakınca, bir baştan bir başa bütün sokağı görüyorum. Bir saat sonra yola çıkacağım. Odamda öteberi eşyamı bavuluma yerleştirmiş doğruluyordum ki, sokaktan gelen bir çocuk ağlaması beni pencerenin önüne çekti. (daha&helliip;)
Hikaye Oku: Şap Denizi’nde dolaşan gemilerin ateşçilerine kazanların önü güverteden daha serin gelir.
İşte bunun için başaltındaki kamaradan çıkarak ocak vardiyasına giden genç bir ateşçi, gözlerini kapayıp öne doğru eğilerek koşuyor, gemiyi yalayıp duran sıcak rüzgardan kaçmak istiyordu. (daha&helliip;)
Aşk Hikayesi; “Alınız Menekşelerimi Veriniz Gülümü”
Savaş Hikayelerinden Hikaye Oku; Samime Hanım, kanepeye oturmuş, sarı siperli lambanın ışığında gazete okuyordu. Masanın üstünde ufak saatin gizli tıkırtısı, köşede yanan sobanın derin çıtırtısı bu odaya ölgün bir ruh veriyordu. Usulca kapı açıldı. (daha&helliip;)
Anton Çehov’dan Seçme Hikayeler; “Yolunu Şaşıranlar”
Karanlığa gömülmüş yazlık bir semt. Köy kilisesinin çanı gecenin 1’ini vuruyor. İki avukat, Kozyavkin ile Layev, her ikisi de çakırkeyif, yalpalaya yalpalaya ormandan çıkıyorlar, yazlık evlerine doğru yürüyorlar.
Kozyafkin durup soluklanarak;
– Çok şükür gelebildik, diyor. Şu durumumuzda istasyondan buraya dek beş fersah yol yürümek büyük bir başarıdır. Ah, öyle yoruldum ki! Arabacılar da sözleşmişler sanki, birini bile bulamazsın! (daha&helliip;)
Çanakkale Şehit Mektupları
Siz Anadolu’daki şu yoksulluğa bakın ki bir şehidin kurşun deliği açılmış bir kalpağı, altı delinmiş bir potini, eprimiş bir gömleği bile satılacak kadar değerli, öte yandan ailesi de onun parasına muhtaç olacak denli fakir. Peki ya satılmak üzere açılan bavuldan bir şehidin mektupları çıkarsa!.. (daha&helliip;)