Hikaye Oku

Hikaye Oku

“Bayan Brill”

Hikaye Oku; Pırıl pırıl bir gün olmasına karşın –mavi gökyüzü altın rengi ve kocaman ışık benekleriyle bezenmişti, sanki Jardins Publiques’in üzerine beyaz şarap serpiştirilmiş gibi–Bayan Brill kürkünü sırtına aldığına memnundu. En küçük bir esinti yoktu, ama ağzınızı araladığınızda bir bardak buzlu suyu yudumlamak üzereymişsiniz gibi hafif bir serinlik geliyor ve arada sırada nereden geldiği belirsiz bir yaprak düşüyordu gökyüzünden salına salına. Bayan Brill elini kaldırıp kürküne dokundu. Ne kadar cici! Ona yeniden dokunmak çok hoştu. (daha&helliip;)

0 Yorum

(+18) Hikaye 

(+18) Hikaye 

“Limbo ” 

Karanlıklar içerisinde, şehrin ışıkları, durgun denizin üzerinde vals halindeydiler. Ay dolgun suratına taktığı gri, yağmura gebe maskelerin ardına saklanmıştı o lanetli gecede. Balıkçı teknesi, rüzgarsız ve kokusuz denizin üzerinde Chiron‘un kayığı gibi sessizce kaymaktaydı. Teknede yalnız olmak huzur veriyordu Eris‘e. Eski sahiplerinin hareketsiz ve durgun gözlerinden gökyüzünü izlemek de… (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye

Hikaye

“Bir Afazi Vakası”

Sabah karımla her zaman nasıl ayrılıyorsak öyle ayrıldık. İkinci fincan çayını yarıda bırakıp peşimden kapıya kadar geldi. Yakamdan o görünmez ipliği çekip aldı (kadınların sahiplik iddiasında bulunmak için başvurdukları evrensel bir harekettir bu) ve nezle olduğum için kendime dikkat etmemi söyledi. (daha&helliip;)

0 Yorum

Japon Hikayeleri

Japon Hikayeleri

“Mendil”

Hikaye Oku; Tokyo Teikoku Üniversitesi hukuk profesörlerinden Kinzo Hasegava verandasındaki bambu koltuğuna oturmuş, Strindberg’in dramaturji üzerine yazdığı kitabı okuyordu. Hikaye

Aslında Profesör Hasegava’nın uzmanlık alanı sömürgecilik politikasıydı. İlk bakışta onun dramaturji üzerine kitap okuması biraz garip gelebilir. Fakat hem bilimci hem de iyi bir eğitimci olarak ün yapmış olan Hasegava, öğrencilerine katkıda bulunacağını düşündüğü her konudaki kitaba kendi uzmanlık alanıyla ilgisiz bile olsa vakti elverdikçe göz gezdirmeden edemezdi. (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye

Hikaye

“Cücelerin Armağanları”

Hikaye Oku; Bir terziyle bir kuyumcu birlikte yolculuk yapıyorlarmış. Bir akşam, güneş dağların ardına çekilince, uzaktan yabancı bir mızıka sesi işitmişler. Bu ses gittikçe güçleniyormuş. Kulakları böyle bir şarkıya alışık olmadığı halde bu müzik o kadar hoşmuş ki, bütün yorgunluklarını unutmuşlar; hızlı hızlı yürümeyi sürdürmüşler. Hikaye (daha&helliip;)

0 Yorum

Korku Hikayesi

Korku Hikayesi

“Papazın Siyah Peçesi”

Korku Hikayesi; Zangoç, Milford kilisesinin avlusunda dikilmiş, çanın ipine var gücüyle asılıyordu. Köyün ihtiyarları sokağın oradan iki büklüm geliyorlardı. Çocuklar, yüzleri pırıl pırıl, anne babalarının yanı sıra şen şakrak ilerliyor, kimileri de pazar giysilerinin gururu içinde ağırbaşlı bir edayla yürüyorlardı. İki dirhem bir çekirdek bekârlar, güzel kızlara kaçamak bakışlar fırlatıyor, Sebt gününün parlak ışığının onları hafta içinde olduklarından daha da güzelleştirdiğini geçiriyorlardı akıllarından. Kilisenin avlusu iyice kalabalıklaşınca, zangoç gözünü Muhterem Bay Hooper’ın kapısından ayırmadan bir kez daha çanın ipine asıldı. Papazın görünmesiyle çanın susması bir oldu. (daha&helliip;)

0 Yorum

Modern Klasikler

Modern Klasikler

“Yumurta”

Babam, eminim, yaradılıştan neşeli ve sevecen bir adamdı. Otuz dördüne kadar, çiftliği Ohio’daki Bidwell kasabası yakınlarında bulunan Thomas Butterworth adında bir adamın yanında ırgatlık yapmış. O sıralar kendine ait bir atı varmış; cumartesi akşamları atına biner, öteki ırgatlarla birkaç saat çene yarıştırmak için kasabaya gidermiş. Kasabada cumartesi akşamları ırgatların doluştuğu Ben Head’in barına takılır, biraları yuvarlarmış. Hikaye (daha&helliip;)

0 Yorum

Lanetli Bir Cennetin Hikayesi

Lanetli Bir Cennetin Hikayesi

“Tehlike Adası”

Birkaç zaman evvel Hivaoa adasından hareket eden, kopra yüklü bir gemi ile Tahiti’ye gidiyordum. Hareketimizden iki gün sonra, gece yarısını biraz geçe ancak güney denizlerinde görülen korkunç bir fırtına koptu. Hikaye

Dev gibi dalgalar arasında nohut tanesi gibi savrulan gemimiz, takip ettiği rotayı kaybetti.  Bu arada dümen de kırılınca, rüzgar ile denizin pençesine düştük. Hepimiz geminin kaptan kamarasına sığınmış, dua ederek ölümü bekliyorduk. Böylelikle saatler geçti. Öyleye doğru rüzgar dindi ve fırtına başladığı gibi apansız sona erdi. Hepimiz güverteye fırladık. Hikaye (daha&helliip;)

0 Yorum

Nasrettin Hoca Kimdir?

Nasrettin Hoca Kimdir?

Nasrettin Hoca Eskişehirli’dir. 1208 yılında Sivrihisar ilçemize bağlı Hortu Köyü’nde doğmuştur. Sivrihisar ve Konya’da eğitim görmüştür. 1284 yılında 76 yaşında vefat etmiştir. Mezarı, uzun süre yaşadığı Akşehir’dedir.

Nasrettin Hoca’nın adını ne zaman duysak, hayalimizde kocaman kavuğu; uzun, beyaz sakalları ile güler yüzlü, tatlı bir insan canlanır. Hemen tebessüm ederiz. biyografi (daha&helliip;)

0 Yorum

Japon Hikayesi

Japon Hikayesi

“Japon Kalamar Avcıları Şu An Uyuyor”

Bu sabah şişeyi yanıma almayı unuttum çünkü Japon kalamar avcıları uyuyordu. Ben de uykuya dalma halini düşünüyordum. Hikaye

Dün gece saat birde yatağa girdim. Kalamar avına çıktıklarını görebiliyordum. Parıltılı ışıklarla dolu sandalları, Pasifik okyanusunun dibine demir atmıştı. Bu ışıkları, kalamarı kendilerine çekmek için kullandılar. Japon kalamar avcılarının dört sandalı, gökyüzündeki yıldızlar gibi kusursuzca sıralanmıştı. Kendi kendilerinin takım yıldızlarıydılar. (daha&helliip;)

0 Yorum

Guy de Maupassant Hikayeleri

Guy de Maupassant Hikayeleri

“Baba Belhomme’daki Hayvan”

Hikayeyi Oku: Le Havre postası Criqueto’dan kalkmak üzereydi. Bütün yolcular, Malandinoğlunun işlettiği Ticaret Oteli’nin avlusunda adlarıyla çağrılmalarını bekliyorlardı. Hikaye

Bu, çamurlana çamurlana boyaları bozulup şimdi aşağı yukarı kül rengine girmiş tekerlekleri olan sarı bir arabaydı. Öndeki tekerlekler küçücüktü. (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye Okumak

Hikaye Okumak

“Nicodemus Dodge ve İskelet”

Missouri’de bir matbaanın ayak işlerine baktığım çocukluk günlerimde, uzun bacaklı, kabarık saçlı, partal pantolonlu, on altı yaşlarında dangul dungul bir oğlan bir gün selamsız sabahsız salına salına içeri girdi ve ellerini dibine kadar soktuğu pantolon ceplerinden çekmeden, gözleri ve kulaklarının üstüne böcek yemiş bir lahana yaprağı gibi sarkan kenarları eprimiş, eski püskü geniş kenarlı şapkasını çıkarmadan kayıtsızca etrafa bakındıktan sonra kalçasını yayın yönetmeninin masasına dayayıp kocaman kaba kunduralarını üst üste attı, uzaktan uçan bir sineği üst dişlerinin arasından bir tükürük fırlatıp yere yapıştırdı ve hiç istifini bozmadan sordu: Hikaye (daha&helliip;)

0 Yorum

Hikaye: “Yanık Kalesi” 1. Bölüm

Hikaye: “Yanık Kalesi” 1. Bölüm

-Yanık Kalesi Neresidir?-

Bu hikaye, gerçeten yaşanmış bir kahramanlık hikayesidir.

Yaşanan bu olaylar, bir ismi Rab olan Yanık Kalesinde cereyan ediyordu. Yanık Kalesi, Budapeşte ile Viyana’nın ortasında ve Tuna Nehrinin bir kolu olan Rab suyu üstündedir. Meşhur Estergon’dan da batıdadır. Kale, Tuna’ya oldukça yakındır. Buraları geçmişte Macar elleri idi. Hikaye (daha&helliip;)

0 Yorum

Vatan Şairimiz Mehmet Akîf Ersoy

Vatan Şairimiz Mehmet Akîf Ersoy

Türk Milleti’nin Bağımsızlık Mücadelesinin simgesi, milli ve manevi cephenin güçlenmesine omuz veren, Vatan şairimiz, İstiklal Marşı’mızın yazarı Mehmet Akif Ersoy, vefatının 84. yılında dualarla anılıyor.

Vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy “İstiklal Marşı”mızla, yüce milletimizin Kurtuluş Savaşında gösterdiği azmini, bağımsızlık aşkını, hür yaşama iradesini en parlak ve en güçlü şekilde ifade ederek, milletimizin cesaret, kahramanlık ve eşsiz mücadele azmini en güzel şekilde ölümsüzleştirmiştir. (daha&helliip;)

0 Yorum

İçeriğin sonu

Yüklenecek başka sayfa yok