Deyim Hikayeleri – Alnı Açık Olmak
  • Post comments:0 Yorum

Deyim Hikayeleri – Alnı Açık Olmak

Kimseden gizleyeceği bir suçu, utancı olmamak; lekesi, ayıbı bulunmayan anlamında bir deyim.

Eski devirlerde suç işleyenlerin alınlarına, cezalarına göre kızgın demirle damga vurulurmuş. Şimdiki gibi nüfus kayıtları adli kayıtlar olmadığından, suçluların bu yolla toplum içinde tanınması sağlanırmış.

Alnında damga olan sabıkalılar, bunu saklamak için, alınlarını göstermeyecek şekilde, başları eğik dolaşır, külahlarını, takkelerini alınlarına kapamaya çalışırlarmış.

Alnı açık olmak, bu nedenle, lekesizliğin, dürüst yaşam sürmenin bir kanıtı olmuş ve zamanla dilimize deyim olarak yerleşmiş.

Bu söz, Cumhuriyetimizin Onuncu Yıl Marşı’na kadar girmiştir.

 “Çıktık açık alınla, on yılda her savaştan”

Ünlü Şair Tevfik Fikret’ten bu konuda bir beyit:

İstanbul’a hitaben yazdığı (SİS) şiirinden;

Milyonla barındırdığın ecdat arasında

Kaç maziye vardır çıkacak pak-ü dirahşan.

“Mezarlıklarındaki milyonlarca cesetler arasından kaç tanesinin alnı temiz ve parlak çıkabilir?”

Deyim Hikayeleri

Atasözü ve Deyimler Hakkında

Atasözü, Atalarımızın, uzun denemelere, gözlemlere dayanan yargılarını genel kural, bilgece düşünce ya da öğüt olarak veren ve kalıplaşmış bir biçimi olan, kamuca benimsenmiş kısa ve özlü sözleridir. Düşündüren, ders veren ve eğitici sözlerdir.

Deyim ise, genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış birden çok sözcükten oluşan, bir kavramı ya da durumu karşılayan kalıplaşmış sözcük gruplarına denir. Anlatıma akıcılık, çekicilik katan, çoğunun gerçek anlamından ayrı bir anlamı bulunan, genellikle de birden çok sözcüklü dil öğesi, kalıplaşmış sözcük topluluğudur.

Atasözleri az sözcükle çok şey anlatan özlü sözlerdir. Anlattıkları denenmiş, doğruluğuna inanılmış düstur (genel kural, kaide) niteliğindedirler.

Deyimler ise, kalıplaşmış anlatım araçlarıdır. Cümle şeklinde olanlar bile bir anlam bütünlüğü taşımaz. Asıl anlamlarını içinde bulundukları cümleden alırlar; aldıkları anlam da değişmez bir kural niteliğinde değildir.

Atasözleri ve deyimlerin birbirleriyle ortak ve birbirinden ayrılan bazı özellikleri vardır. Birbirleriyle ortak olan en önemli özellikleri, her ikisinin de toplum tarafından ortak olarak benimsenen ve kullanılan kalıplaşmış sözler olmalarıdır.

Deyim ile Atasözü Arasındaki Benzerlikler

1. Her ikisi de halkın ortak ürünüdür.

2. Her ikisinin de söyleyeni belli değildir.

3. Her ikisi de uzun tecrübeler sonucu oluşmuştur.

4. İkisinde de kelimelerin yeri asla değiştirilemez

Atasözü ve Deyim Arasındaki Farklar

1. Atasözleri genelde cümle şeklindedir ama deyimler genellikle fiille birlikte mastar oluşturur.

Bu konuyu bir örnekle anlatırsak;

Göze girmek (deyim)

Sakla samanı gelir zamanı (atasözü)

2. Deyimler bir durum bildirirken atasözleri durum bildirmez.

3. Atasözlerinde nasihat varken deyimde nasihat yoktur.

4. Atasözlerinin ifade ettikleri anlamlar gerçekken deyimler mecaz anlam içerir.

5. Deyimlerde verilmek istenen mesaj örtülü verilirken atasözlerinde bu durum böyle değildir.

6. Atasözleri genellikle bir işin nasıl yapılacağı hakkında fikir verirken deyimlerde bu durum böyle değildir.

7. Atasözleri deyimlere göre daha fazla kelimeden oluşur.

8. Atasözleri genelde geniş zamanla çekimlenirken deyimler her çekime girer

Bir cevap yazın